27 Nisan 2014 Pazar

Zikir-2

" Ahzap 56: Hiç şüphesiz Allah ve melekleri peygambere salat etmektedirler.Ey iman edenler!Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin ( çok değer ve önem verin ve mücadelesini sürdürün ). İsra 44 : Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O’nu tespih etmektedirler.Onu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ancak siz onların tesbihlerini kavrayamıyorsunuz, şüphesiz o halim olandır, bağışlayandır. Rad 13: Gök gürültüsü onu hamd ile; melekler de ona olan korkularından tesbih ederler..... Bakara 152: Öyle ise ( yalnızca ) beni anın, ben de sizi anayım ve ( yalnızca ) bana şükredin ve ( sakın ) nankörlük etmeyin. Ahzap 41: Ey iman edenler Allah’ ı çokça zikrediniz. Araf 205: Rabbini sabah akşam yüksek olmayan bir sesle kendi kendine ürperti ile yalvara yalvara ve için için zikret, gaflete kapılanlardan olma 206 : Hiç şüphesiz Rabbin katında olanlar ona ibadet etmekten büyüklenmezler, onu tesbih ederler ve yalnız ona secde ederler. Müzemmil 6 : Doğrusu gece neşesi ( gece ibadeti insanın iç dünyasında uyandırdığı ) etki ( neşe ) bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır. 7 : Çünkü gündüz senin için uzun uğraşılar vardır. Rad 28: Bunlar; iman edenler ve kalpleri Allah’ ın zikri ile mutmain olanlardır, haberiniz olsun kalpler yalnızca Allah’ ın zikri ile mutmain olurlar. Saf 2: Ey iman edenler yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz (Bu ayete göre; zikirde ne söylüyor ve hayatta ne vaad ediyorsak onu yapmalıyız.) Ahzap 35: ..... Allah’ ı çokça zikreden erkekler, ( Allah’ ı çokça ) zikreden kadınlar...( işte ) bunlar için Allah bir bağışlama ve büyük bir ecir hazırlamıştır. Ankebut 45: .... Allah’ ı zikretmek ( namaz ) ise muhakkak en büyük ( ibadet ) tir, Allah yapmakta olduklarınızı bilmektedir. Ali imran 19: Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler ( ve derler ki ) Rabbimiz; sen bunu boşuna yaratmadın, sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru. Kehf 23: Hiçbir şey için ben bunu yarın yapacağım deme 24: Ancak bunun Allah’ ın dilemesine bağlanması hariç, unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki, Umarım, Rabbim beni bundan daha yakın bir hayra erdirir. Zariyat 18: Seher vakitlerinde de onlar istiğfar ederlerdi. Enfal 45: Ey müminler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ ı çok anın ki kurtulabilesiniz. Zuhruf 36: Kim Rahman ( olan Allah’ ın ) zikrini görmezlikten gelirse, biz bir şeytana onun üzerine kabukla bağlattırırız, artık bu onun bir yakın dostudur 37 : Gerçekten bunlar ( bu şeytanlar ) onları yoldan alı koyarlar, onlar ise kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanır - sayarlar. Taha 124: Kim de benim zikrimden yüz çevirirse artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır..... Bu Ayetlerden Almamız Gereken Dersler 1-Allah kendi gönderdiği için bir yandan peygamberini kendi ismi ile birlikte zikretmiş, ona yardım etmiş, diğer yandan vahiy göndererek hem peygamberini hem de inananları eğitmiş ve kuranı ile eğitmeye devam ediyor, meleklerde onun davası için dua ve Allah’ın izni ile yardım ediyor, müslümanlar da salat etme adına onun getirdiklerine inanırken onu iyi dinleyecek, ona önem verecek ve onun mücadelesini devam ettirecektir. 2-Biz anlamasak da yer ve göklerde bulunan her şey kendi lisanları ile Allah’ ı zikretmektedirler. 3- Gök gürleyerek, melekler de onun azametinden korkarak tesbih etmektedirler. 4-Kim Allah’ ı anarsa Allah’ ta onu anar. Bu nedenle biz de Allah’ ı çok anarak imanda adeta çelikleşmeliyiz. 5-İnsanlar Allah’ ı tanıdıkça sever, sevdikçe de anar. Bu nedenle Allah’ ı hakkıyla tanımaya çalışmalıdırlar. 6-Büyüklenmeden, ona secde ederek ve gaflete kapılmadan, sabah akşam hafif bir ses ve ürpertiyle, yalvara yalvara, zikretmelidir. 7-Geceleri secdeye kapanmak, kuran okumak, zikretmek ve dua etmek ahlaki güzelliği ve manevi huzuru artırmaktadır. 8-Kalpler ancak Allah’ ın emirlerini yapmak ve yasaklarından kaçmakla huzur bulur. Örneğin şirk ve isyan içindekiler bedenen haz alsalar da kalben huzur bulamamaktadırlar. 9-İnsan zikirle ne söylediğini ve ne amaçladığını bilmelidir. Söylediğine ters düştükçe nefsi yendiğini zannederken tam tersine onu azgınlaştırdığının farkına varamaz. Örneğin zalimi engelleyeceği yerde övebiliyorsa, helal ve harama dikkat etmiyorsa, şirkin sınırlarını bilmiyorsa, iyiliğin yayılmasına çalışmıyorsa, sürekli hayattan şikayet ediyorsa hakdan şikayetçi olup-olmadığını, diğer zikirlere ters düşüp-düşmediğini araştırıp düşünmelidir. 10-Allah’ ı çok anan erkekler ve kadınlara Allah bir mağfiret ve mükafat hazırlamıştır. 11-İmandan sonra namaz en büyük zikirdir. 12-Müminler halk içinde ama ruhen hakla olmalı, ayaktayken, otururken, yatarken bile hiç Allah’ ı unutmamalı, göklerin ve yerin yaratılışını düşünürken bunları sebepsiz yere yaratmadın diyerek Allah’ ı anmalı, azabından koruması için de dua etmelidir. 13-“İnşallah” demeden direkt olarak şunu veya bunu yapacağım dememeli, eğer gaflete düşerek bir an unutursak bile derhal kendimize gelerek Allah’ ı hatırımızdan çıkarmamalı ve ondan daima hayır istemeliyiz. 14-Seher vakitlerinde de hep Allah’ ı anarak ondan affımızı istemeliyiz. 15-Düşmanla karşılaştığımızda bile bize düşen görevleri yaparken, ölecekte kalacakta olsak Allah’ ı anarak, Allah ile bağımızı ve dostluğumuzu sürdürmeliyiz. 16-Kim Allah’ ın kuranını okumayarak, araştırmayarak görmezlikten gelirse Allah ona bir şeytanı musallat eder, şeytan da onu saptırır ama ne acı ki hala o kendini hidayette sanır. 17-Kim kurandan yüz çevirirse onun için ölçüsüz bir hayat olmasından ötürü cehaletin verdiği doyumsuzluklardan ve sıkıntılardan kurtulamaz. Zikrin Arka Planı: 1- Zikir hallerinden bazıları; a- Allah’ ı dil ve tüm bedenle anma ve düşünme, b- Olumlu veya olumsuz bir olayda Allah’ ı hatırlayıp kendine çeki düzen verme, c- Günah işlememe, d- Hayır yapma, sıkıntılı anlarında Allah’ ı anıp direnç kazanma, e- Sevgi besleme, f- Canlı ve cansız varlıkların zikir korosuna katılma ve manevi hazzı duyabilme, g- Nasihat etme veya nasihat dinleme, h- Kuran okuma ve dinleme, ı- Tüm ibadetleri Allah için yapma, i- İyiliği anlatıp kötülüğü engellemeye çalışma, j- Hayaya uygun halde bulunma, kadınların tesettür hali, k- Sürekli Allah ile bağlantı içinde yaşama. 2- Bir insanın zikirde Allahu Ekber ( Allah büyüktür ) demesine rağmen; a.Allah’ ın emir ve yasaklarına göre yaşaması ve islamı yaymaya ve yüceltmeye çalışması gerekirken... b. Buna uygun yaşamaması ve çalışmaması bir çelişkidir. 3- Bir insanın zikirde Elhamdülillah ( Allah’ a hamd olsun ) demesine rağmen durmadan hayattan şikayet etmesi de bir çelişkidir. 4- Bir insanın zikirde Subhanallah ( Allah’ ı her türlü eksikliklerden, ortaklıklardan tenzih ederim ) demesine rağmen; a- Hala malı, evladı, ırkı, toprağı, parayı, arabayı, evi, kişi veya kişileri vs. Allah’ tan daha çok düşünüp ilah edinircesine yüceltmekle adeta Allah ile alay etmiş olur, b- Bundan ötürü kişi ne söylediğini, ne istediğini bilmeli ve ona uygun hareket etmelidir c- Yoksa bu çelişki ile nefsini terbiye etmez bilakis azdırır ve acı bir duruma düşer. 5- İnsanlar Allah’ a yüz çevirdikleri müddetçe mutluluğu ; a- Parada, malda, b- Şöhrette, c- İdeolojiler uğrunda koşmakta, d- Zevkte, gezi ve eğlence merkezlerinde, e- Yüksek saraylarda bulamayacaklardır. 6- Ancak Allah ile dost oldukları ve Allah’ın rahmeti geldikçe ; a- Hz. Yusuf gibi zindanda, b- Hz. Musa gibi Firavunla savaşta, c- Hz. İbrahim gibi ateşte, d- Hz. Yunus gibi balığın karnında, e- Hz. Eyyüp gibi hastalıkta ve sonrasında, f- Hz. Peygamberimiz Hira mağarasında mutluluğu bulduğu gibi bu noktayı yakalayanlar da en acı anlarında bile Allah’ın rahmeti ile mutluluğu bulabilirler. 7- Asrı saadetten günümüze kadar Nefis Terbiyesi ile İlmi yan yana götürenlerin bazı özellikleri ; a- Elleri işte, gönülleri Allah ile beraber olmuştur. b- Gecelerini ibadet ve Kur’anla, gündüzlerini de hizmetle geçirmişlerdir. c- İç zenginliğine ulaşmış, her ağlayanla yürekleri yanmış, her mutlu insanla mutlu olmuşlardır. d- Cömertliği ve insanlara hizmeti kendilerine görev bilmişlerdir. e- Bedensel arzularının zincirlerini kırarak manevi özgürlüğe ulaşmışlardır. f- Sürekli Allah’ ı anarak, Rasulüne salavat getirerek meleklere parelel bir yaşam sürmüşlerdir. g- Kalplerini Allah ve Rasulüne bağladıklarından kalpleri kirlenmemiştir, h- Bu nedenle hizmet, ibadet ve hayır yapma şevkleri hiç azalmamış ve herhangi bir anarşi de yer aldıklarını kimse görememiştir. ı- Bunlar anlatmak istediklerini az ve öz kelimelerle, iyilikle, ikramla ve yaşayarak göstermişlerdir. i- Kendilerini kınayanlardan veya alay edenlerden değil yalnız Allah’ tan korkmuşlardır. 8- İlim ve nefis terbiyesi yapan Allah dostları; a- Bazı yerlerde hem yaşayarak, hem eğiterek ve toplumsallaşarak bir uygarlık modeli olmuşlardır. b- Bir çok insanın takva elbisesine bürünmesine sebep olmuşlar çünkü bazen dili ile anlatmasalar da beden dilini konuşturmuşlardır. c- Bütün kültürel saldırılara rağmen erimeyerek ayakta kalmayı başarmışlardır. d- Toplumda daha saygın bir yer tutmuş, bölgelerinde dahi sükunet oluşmuştur. e- Bu kahramanların çevresinde olan insanlar da haramlardan, özellikle gıybetten uzak durmuşlar ve hayır işlerinde yarışmışlardır . 9- Kendilerini ve mana kahramanlarını bilmeden konuşanlar; a- Tarih boyunca “Bana yalnız Kuran yeter” diyenlerle b- “Sünnete ve zikre ihtiyacım yok” diyenler c- Bazen de; ilim sahibi olup nefis terbiyesi olmayanlar, gururdan, sinirden, argo kelimelerden kendilerini kurtaramamışlar, d- Fayda yerine zarar vermişler, e- Hep tartışma ve kavgalarla yolda kalmışlardır. f- Yine bu mana erlerini eleştirenler mana denizinin sahilinde gezenlere bakarak kendini bilmez laflar etmişler g- Fakat deryanın derinliklerindeki inci, mercan misali mana öncülerini ne acı ki görememişlerdir. Zikir ve Ruh Sağlığı: 1- Temiz Fıtratla Doğan İnsan ; a- Fıtratını kirletmedikçe, b- İş ve ibadet dengesi ile yaşadıkça, c- Allah, eşya ve insanlar arasında dengeyi bozmadıkça, d- Şirke düşmedikçe mutlu yaşar, 2- Bunalım Nedenleri; a- Hakkı ile yaratanını tanıyamama, b- Kanatsızlık ve israf, c- Çevresince anlaşılamamak, d- Her geçen gün yalnızlaşmak ve bir türlü sevemediği insanlar sevememek, e- Ümitsizlik ve kararsızlık, f- Alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddeler kullanmak, g- Sağlıksız evler, dar sokaklar arasında yaşama, h- Bitmeyen tükenmeyen sorunlar, ı- Çok acil ihtiyaçları dahi karşılayamama, i- Gürültü, kirlilik ve trafik kargaşası, j- Kronik stres ve rahatsızlıklar, k- Dinlenemeden çalışma zorunluluğu, l- Bir sığınak ve gerçek dost bulamama,m- Koştukça, kazandıkça serap gibi bir şey bulamama, n- Her şeye rağmen bir hiçle karşılaşma, o- Bir türlü kendini ve dua edeceği Rabbini bulamama, ö- Kadere isyan ettikçe, p- Kendine ve çevresine dünyayı zindan etmekle. r- Kötülerle düşüp kalktıkça, s- Neden böyle? sorularına sağlıklı cevap bulamadıkça da bunalır. Kanadı kırık kuş gibi bir sığınak bulamayan bu insan yıkılmıştır. 3-Bunalımdan Çıkış Yolları ; a-Eksiklerinden çok sahip oldukları nimetleri keşfederek Rabbine hamdetmeli, b- Yalnız ona kulluk etmeli, yalnız ondan istemeli, c- Geceleri belli bir zamanı kuran ve secde ile geçirmeli, d- Ya Rabbi beni yolundan ayırma, akıl nimetini benden alma, karşılıklı sevgimizi ve şevkimiz artır diye bir kaç damla göz yaşı ile, ürpererek gecenin karanlığında dakikalarca dua etmeli ve dua da nimet verdiklerinin yoluna götür demeli, e- Daima ilahi sanatı sezmeye ve görmeye çalışmalı, f- Her an Allah tarafından görüldüğünü, meleklerce amellerinin yazıldığını unutmamalı, g- Olmayacak şeyleri istememeli, dertleri ve yersiz itirazları büyütmemeli, h- Daima sadık dostlarla beraber olmaya çalışmalıdır . 4- Zamanla Tecrübeler Gösterdi ki ; a-Ne kadar güzel olsa da insanlar, evler, arabalar, bahçeler insanı bir gün yormakta, kendileri uzaklaşmakta ve kendilerinden de uzaklaştırmakta iken b- Allah’ a yaklaştıkça ise mutluluk artmaktadır. c- İnanmayanlar diyar diyar geziyor, yüzüyor, yiyor, içiyor, bedence zevk alıyor ama bir türlü kalp huzuru bulamıyorlar, d- Çünkü kalp sahibini aramaktadır. 5- Vücud ; a- Acı, elem ve emeller arttıkça mutsuz, b- İhtiyaçları giderildikçe geçici olarak mutlu olur. 6- Kalp de a- Allah’ tan uzaklaştıkça huzursuz, b- Onu andıkça huzur bulmaktadır.

Zikir-1

Zikirin amacı; beyni ve bedeni aktive etmektir.. Zikir ile beyin içindeki epifiz ve hipofiz bezlerini tahrik ederek, daha güçlü çalışmasına neden olmakta ve beyinde yeni devreler, yeni nöron gruplaşmaları kurulmaktadır.. Kurulan bu yeni devreler, birbirleri arasında uyumlu hale geçerek, güçlü bir senkronizasyon sağlanmaktadır.. Bu ise, olağanüstü yeni imkanlar demektir.. Hipofiz bezi, kalp gözünün açılmasında, yani duyu ötesi görme sisteminin çalışmasında etkili olan bir bezdir.. Epifiz bezi ise, ruh gözü ile ilgilidir.. Duyular ötesi sezgi sistemini çalıştırır.. Dolayısıyla bu bezlerin harekete geçişi, duyular ötesi âleme girişi başlatır.. Bedendeki bezlerin patronu durumundaki hipofiz bezinin güçlü çalışması, otomatik olarak diğer bezleri de etkiler.. Bedendeki tüm salgı bezleri ve bu bezlere bağlı enerji merkezleri, şimdiye kadar sessiz kalmış, bilinmeyen fonksiyonlarını icra etmeye başlar.. Beden güçlenir ve yenilenir.. Zikir edilen Esma veya Ayetleri söylendikçe büyük bir enerji açığa çıkar.. Zikir bir motor güçtür.. Bir reaktördür.. Enerji üretir ve dağıtır.. İlâhî enerji üretiminin temel taşı Allah adıdır.. Allah adı söylendikçe bir radyoaktif ışıma ortaya çıkar.. Ve.. Bilinen radyasyon olayı gibi herkesi etkiler.. Ruhları ve bedenleri arıtan ve damıtan bir etlidir bu.. İyiye, doğruya ve güzele yöneltir.. Zikre başlandığı anda âdeta bir enerji santrali işlemeye başlar.. Madde ötesi boyutlardan, madde boyutuna doğru ilâhî enerji akımı oluşur.. Allah adı bir anahtar, bir şifredir.. Bugün gelişen teknoloji sayesinde ses titreşimleriyle açılan kapılar yapıldı.. Aynen bunun gibi Allah adı da kalplerin kapısını ilahî âleme açar.. İnsan ruhunu ve bedenini akord eder.. Hücreleri ve atomları yüksek kozmik titreşimlerle uyum içine sokar.. Allah / insan senkronizasyonu kurulur.. Kitlenmiş olan beden enerji merkezleri Allah ismiyle açılır.. Havada normal nefes yoluyla alamadığımız çok ince değerlerde bir enerji türü bulunur.. Beyni ve bedeni şarj ederek bu tür enerji eksikliği nedeniyle çalışamayan enerji merkezlerini çalıştırmaya başlar.. Temizleyici, iyileştirici ve kalitelendirici işlev görür.. Beyinin bugünkü tıp tarafından henüz çözülemeyen bölümleri, gerçek fonksiyonlarını ifâ etmeye başlar.. Elektrik enerjisi olmadan bir elektronik âlet nasıl çalışmazsa, gerekli özel enerji olmadan da beyinin bu bilinmeyen bölümleri çalışmaz.. İşte, olağanüstü bazı olaylar ancak bu esrârengiz bölümlerin çalışması ile ortaya çıkar.. İnce enerji çekimi ile bedende biriken olumsuz enerjiler de boşaltılır, beden rahatlar.. Zikir, içtenlik, saflık ve kendini bırakışla yapılmalıdır.. İnsanın kendini olduğu gibi zikre vermesi, zikrin ve vecdin ilk şartıdır.. ZIKIR ILE Zaman, mekân ve düşünce sınırlarının ötesine geçilir.. Bilgi ve güç temizlenen zihne dolar..Vecd haline bağlı olarak enerji inişi çoğalır.. Metafizik alışverişin boyutu boyutu artar.. Enerji duvarı aşılır.. ZIKIR vücudumuzda hareket eden bio-elektriğin davranışı da bu şekilde olup böylece,bedenimizin etrafında hem elektrik ve manyetik alanları hem de vücudumuzun dışına yayılan Elektromanyetik dalgaların oluşmasını sağlar.Bu yayılan Elektromanyetik dalga frekansına göre ,algılayalım yada algılamayalım ısı ve ışık şeklinde yayılır.Bunun dışında bedenden ayrılan bir diğer elektromanyetik dalganın kaynağı da,vücuttaki kimyasal tepkimeler sonucu oluşan(açığa çıkan) ısıdır. Beyin maddi gıdaları kimyasal reaksiyonlarla Bio-elektrik enerjiye dönüştürerek kullanmaktadır. Ve beyindeki tüm fonksiyonlar, beyin hücreleri arasındaki bu Bio-elektrik faaliyetleridir. Yani her mânâya göre beyindeki değişik hücre grupları arasında bir Bio-elektrik akışı söz konusudur. BEYİN: 1.3 kg. ağırlığında; 10 milyardan fazla hücre içeren; insan vücudunun en karmaşık ve yüksek özellikli organıdır. İlk özelliği, vücudun sinir hareketlerinin tamamını düzenlemesidir. Gözlerden, kulaklardan ve diğer duyarlı organlardan gelen iç sinir dalgalarını ( BOYUTLARDAN GELEN FERAKANSLARI) alır,geçmiş deneyimlerinin ışığı altında bilgileri analiz eder ve gerekli yargılara veya hareketlere karar verir. Artı, beyin insanın bilincinin, hafızasının neden bulma (sorun çözme) ve zekasının da tohumudur... Her türlü arzularının olduğu gibi. Bazen insanın sinir sistemi, çok büyük telefon sistemleri ile karşılaştırılır. Eğer kablo ana merkeze bağlı değilse, kullanılmaz. Benzer şekilde insanın yüzey sinir sistemi uzun sinir liflerinden oluşmuştur. Eğer bu liflerden uyarılar beyine ulaşmazsa, sorun var demektir. Vücudun dışa açılan dokuz deliği vardır. Neden 7 tanesi kafadadır? Beyin sadece oksijensiz kaldığı için ölüyor;kansız değil.. Çünki kanın içindeki oksijeni ve glikozu kullanıyor.